Ürün Seçiminiz:
 
Marka Seçiminiz:
 
 

Basın Odası


AVRUPA, SIRBİSTAN, TÜRKİYE ve UKRAYNA’NIN EN BÜYÜK ON AĞAÇ BAZLI PANEL ÜRETİCİSİ ( Toplam MDF ve Yongalevha üretimi bazında milyon metreküp cinsinden yıllık üretimlerine göre ) :

Bu önsözde dünya uluslar arası panel üretim endüstrisini gözden geçirmek istiyorum ; her ülkeye ait özel bölümler de okuyucuya daha derinlemesine inceleme yapma olanağı sunacaktır.

Grafiklerde ve histogramlarda ( çubuklu şekiller ) verilen istatistiksel veriler üretim kapasiteleri ve ağaç bazlı panel üreticileri hakkında fikir sahibi olmanızı sağlayacak.

Dünya genelinde Avrupa’lı panel üreticisi gruplar ilk üç sırayı almakta, bunları Amerika’lı üreticiler takip etmektedir. Zirvedeki 10 uluslar arası üreticinin gösterildiği histograma bakınız.

Endüstriye genel bakışı Portekiz’in Atlantik kıyılarından Rusya sınırlarına kadar olan bölgeye kadar genişlettiğimizde Datalignum dergisinin Mayıs 2006 tarihinde yapılan son yayınından bugüne bütün geçerli istatistikler değişmiş olup, şimdi ilk on panel üreticisi arasında Kastamonu Entegre’yi 7. sırada görüyoruz. Son yıllarda Türkiye’de kuvvetli ve takdir edilecek bir gelişme gözlenmektedir.

Son zamanlarda tüm dünya genelinde “odun”un önemli ve kıymetli bir hammadde olduğunun giderek artan bir oranda farkına varıldı ve pek çok ülke şimdi orman kesimleri ve odun ihracatına ilişkin kesin düzenlemeler uygulamaya başladı. Ağaç bazlı panellerin dünya genelinde son birkaç yıldır başrol oynamasının sebeplerinden birisi de budur. Bu başarı MDF ve OSB üretiminde sürdürülen gelişmelerle onaylanmıştır.

Bununla birlikte odun tedarikinde yaşanan sıkıntılar, panel endüstrisini de etkilemekte olup bu durum bu sayının ilerleyen bölümlerinde yapılan analizlerde irdelenecektir.

Fiyatı aşırı şekilde yükselen bir başka hammadde de metanol’dür ( Ağaç bazlı panel üretiminde kullanılan tutkal ve reçine üretiminin ana hammaddesi). Geçen sene petrol yan ürünü olan bu hammaddenin fiyatı 100 % arttı ve bu ürünün gelecekteki fiyatı için yapılan tahminler endişe vericidir. İğne yapraklı ve sert ağaçlardan elde edilen odun üretiminin milyon m3 cinsinden panel üretiminden ( yaklaşık 68 milyon m3 ) çok daha fazla olduğu açıktır. 33 ülkedeki ilk 5 panel üreticisi ailenin üretim kapasitelerini gösteren histograma bakınız. Bu mukayesede yongalevha % 63, MDF % 23.3, kontrplak % 7.3, duralit % 0.4 olarak gözükmektedir. Buna göre Avrupa genelinde kontrplak üretimi yılda 4-5 milyon m3 arasında gerçekleşmektedir. Duralit bir süredir sıkıntılı günler yaşamakta, hala ıslak devir üretim yapan ve MDF / HDF üretimi yapabilmesi için kuru devirli makinalarla değiştirilmesi gereken, aksi halde kapanacak tesisler bulunmaktadır. Buna bir örnek 2007 yılı sonunda devreye alınan Slovakya’daki Lesonit yeni kontinu hattıdır. HPL laminat sektöründeki pazar payları yüzey kalitesi 8 mm kalınlığında panel üzerine melaminli kağıt uygulamasından çok daha üstün olan laminat parkede yaşanan gelişmeler sayesinde konsolide olmuştur. HPL ( Yüksek Basınç Laminatı ) için gelişen başka bir uygulama alanı da binaların dış cephe kaplamasında kullanılmasıdır.

Geçtiğimiz on yıl içerisinde panel üreten teknoloji endüstrisinde adeta bir şirket satın alma curcunası yaşanmış bunun sonucunda makine ve hat üreticileri bir arada toplanmıştır.
Bu olaylar çok ilginçtir ve aşağıda tarihlerle birlikte kısa bir özetini sunuyorum :

Eylül 1993 ; Springe’de yerleşik Alman firması BISON, mali sıkıntılar nedeniyle kapanmış ve daha sonra Hannover’de yerleşik Norveçli Kvaerner Panel Sistem tarafından satın alınmıştır.
Mayıs 1999 ; Birkaç yıl önce SUNDS Defibratör şirketini satın alan İsveçli Grup Valmet, Alman kontinü pres üreticisi KÜSTERS’i satın aldı.
Ekim 1999 ; Valmet Fibertech, Kvaerner Panel Sistem şirketini satın aldı.


Kaynak :
Mr. Pietro STROPPA
Datalignum Dergisi
http://www.datalignum.com



Capital dergisinin '' 500 Büyük Özel Şirkette En hızlı Büyüyenler''
araştırması, Ağustos 2008 sayısında yayınlandı. Bu değerlendirmeye göre
Kastamonu Entegre Ağaç Sanayi, 2003-2007 yılları arasında, %44 ortalama
yıllık büyümesi ile 13. olmuştur.

2003 yılı cirosu = 138 milyon YTL,

2007 yılı cirosu = 592 milyon YTL ,

Toplam büyüme %330




"Kastamonu OSB'de kurulan laminat parke hattımız deneme üretimine başlamış olup,
ülkemize ve şirketimize hayırlı olmasını diler, emeği geçenlere teşekkür ederiz."

KASTAMONU ENTEGRE



BALIKESiR GEZiSi: 23 Mayıs 2008

ENAT A.Ş
KARACABEY AĞAÇLANDIRMA SAHASINDA
ŞİRKET ORTAKLARI İLE İNCELEME GEZİSİ YAPILDI


ENAT A.Ş kimdir?
TEMA Vakfı ile Çevre ve Orman Bakanlığı iş birliği ile başlatılan “Türkiye de Endüstriyel Orman Plantasyonların tesisi ve geliştirilmesi” Projesi, İstanbul ve Abant İzzet Baysal Üniversiteleri Orman Fakülteleri katkıları ve İzmit Hızlı Gelişen Orman Ağaçları ve Kavakçılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülmüştür. Yaklaşık üç yıllık bir çalışma sonucunda, geniş alanlarda Endüstriyel Ağaçlandırma çalışmalarının ancak devletin öncülüğü, teşvik ve desteği ile özel sektör tarafından gerçekleştirilebileceği kanaatine varılmıştır.

O tarihlerde TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı olan, Sayın Nihat GÖKYİĞİT’İN çok ısrarlı ve gayretli çalışmaları sonucunda, özellikle, Lif yonga, kâğıt ve Ambalaj sanayi sektörleri başta olmak üzere çeşitli İş çevrelerinden iş adamlarıyla yapılan istişare toplantıları sonucunda;
ORKAV, KASTAMONU Entegre, ÇAMSAN, TEVER, OYKA, YONSAN gibi odun işleyen sanayi kuruluşları;
ANG Yatırım, KORAY, ŞAHİNLER ve BORUSAN Holding, gibi büyük şirketler ile
Feyyaz BERKER, Ali Yıldırım KOÇ gibi Ülkemizin seçkin iş adamlarının katılımlarıyla
Kısa adı, ENAT A.Ş olan Endüstriyel Ağaç Tarımı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, 2 Milyon Yeni Türk Lirası sermaye ile 28.03.2005 tarihinde kurulmuş olup yapılan artışlar sonucunda bugünkü sermayesi 4,2 Milyon YTL ye yükseltilmiştir.

ENAT AŞ’nin amacı ve hedefi nedir?
Endüstriyel orman plantasyonlarının tesisi ve geliştirilmesi projesinin amacı, her geçen gün artan odun hammaddesi açığının, doğal ormanlarımızdan değil, odun üretimi maksadıyla tesis edilecek Endüstriyel ağaçlandırma sahalarından karşılanmasıdır.

Bu amaçla endüstriyel ağaçlandırmalara katkı sağlayan vatandaşlarımız,
Erozyon ve karbon emisyonunun azaltılması,
Kırsal kalkınmaya katkı sağlanması,
Dış pazarlara bağımlılığın azaltılması,
Yeni istihdam olanakları yaratılması gibi çok önemli hizmetlerle sosyal sorumluluklarını yerin getirirken orta ve uzun vadede karlı bir yatırım yapmaktadırlar.

Şirketimizin bugünkü hedefi, Bozuk orman sahaları ve hazine arazilerinden arazi tahsisi veya 3. 4. sınıf tarım arazilerinden satın alma suretiyle Her yıl tesis edilecek 300 Hektar Endüstriyel ağaçlandırma sahasına yaklaşık, 600.000 adet fidan dikmektir.

ENAT A.Ş çalışmaları
İlk ağaçlandırma çalışmaları, Bursa İli Karacabey ilçesinde başlatılmıştır. Ocak 2008 tarihi itibariyle 1354 dönümü tapulu olmak üzere 5134 dönüm arazi temin edilmiş olup, ağaçlandırma çalışmaları devam etmektedir. Arazi hazırlığı tamamlanan 3200 dönüm sahada 613 000 adet fidan dikilmiş, 2008 yılı sonunda 5250 dönüm sahada arazi hazırlığı ve dikim çalışmaları tamamlanmış ve 899. 450 adet fidan dikilmiş olacaktır.

ENAT A.Ş ortaklarıyla Karacabey sahasında inceleme gezisi yapıldı.
23 Mayıs 2008 tarihinde, şirket ortaklarımızdan ANG Yatırım Holding, Kastamonu Entegre A.Ş, ÇAMSAN A.Ş, OYKA A.Ş, TEKZEN A.Ş, NİTROMAK A.Ş, AGROMAK A.Ş, VİEM LTD, AZTAŞ A.Ş, BUL Ormancılık LTD, Ali Yıldırım KOÇ ve Suzan KOÇAK temsilcileri ile Ergün ASLAN ve beraberlerindeki misafirlerin katılımlarıyla, ENAT AŞ’nin Karacabey ağaçlandırma sahasında, ortaklar anısına fidan dikilip, yapılan çalışmalar yerinde incelenerek ilgililerden bilgi alınmış ve ağaçlandırma sahasında piknik yapılmıştır. Gezi programı gereği Karacabey Ticaret borsası tesisinde toplanan katılımcılara, Bu projenin mimarı ve ENAT AŞ’nin kurucusu TEMA Vakfı Onursal Başkanı Ali Nihat GÖKYİĞİT “Türkiye’de Endüstriyel Orman Plantasyonlarının Tesisi ve Geliştirilmesi Projesinin” hangi maksatlarla hazırlandığını, 3 yıl süren çalışma serüvenini, ENAT AŞ’nin kuruluşunu izah ettiği konuşmasında özetle:
“Dünya büyük bir telaş ve endişe içerisinde çünkü Özellikle son 50 yılda yerküremizin  doğal varlıkları, yenilenme ve artmalarına fırsat vermeyecek ölçüde ve hızda tüketilmekte, tahrip olmaktadır. Gelişmemiş ülkelerdeki  korkunç nüfus artışının ve gelişmiş ülkelerdeki çılgın tüketimin ve israfın doğal varlıklarda yarattığı  bu tükeniş ve tahribatı Küremiz taşıyamaz olmuştur. Çölleşme, açlık, yoksulluk, su sancısı, göçler artarken dünyamız iklim kıyametine doğru yol almaktadır. Odun hammaddesi ihtiyacı süratle artarken Yüzlerce asırda oluşmuş İnsan eliyle yapılamayan doğal ormanlar üzerindeki baskı artmakta,  alan ve verimleri süratle daralmaktadır. Ancak son asra kadar, çok kısa olan ömrü içerisinde nasılsa kendisine yetişmez diye odun ihtiyacını yakınında yetiştirmek, ağacın  odun için tarımını yapmak, insanoğlunun aklına hiç mi hiç gelmemiştir. Tarlasının verimini artıracak olan  tezeği bile yakacak olarak kullanmış ormanın tükenerek kendisinden çok uzaklaşmasına seyirci kalmıştır. Büyük küresel ihtiyaç olarak ortaya çıkan odun için ağaç tarımı son 50 yıldır süratlenmiş ve önemli bir endüstri faaliyeti haleni gelmiştir. Çevre ve Orman Bakanlığımız, üniversiteler ve TEMA Vakfı işbirliği ile hayata geçirdiğimiz bu proje kapsamında kurulmuş olan ENAT A.Ş çalışmaları adı geçen kuruluş temsilcilerinden oluşan İzleme Komitesi tarafından takip edilmektedir. Çok ileri teşvikler ile birçok ülke ekonomilerinde önemli yer almaya başlayan bu sektörün ülkemizde harekete geçirilmesine destek bekliyoruz. Bu konuda da ilgili taraflarla yapılan görüşmeler hakkında ortaklarımız bilgilendirilmiştir. Bu endüstri, odunu hammadde  olarak kullanan üreticiler ile ticaretini yapan kuruluşların şüphesiz ilgi alanı içerisinde bulunuyor. Yakın bir gelecekte sertifikasyon sistemine geçildiğinde tüm ahşap imalatlarda hammaddenin doğal ormanlardan temin edilmediği ibaresi yer alacaktır.  Dünyanın başına büyük dert olan karbon emisyonuna karşı en etkili çare hiç şüphesiz yeşil örtüyü korumak ve genişletmektir. Gelişirken bu soruna çare olan ağacı, büyümesi yavaşlayınca alarak yerinde yeni fidanları büyütme amaçlı ağaç tarımı, ekonomiye olduğu kadar çevreye hizmet etmek sosyal sorumluluğa duyarlı olmaktır. Unutmayalım ki artık firmaların yılsonu raporlarında ciro, kar, istihdam, yatırım rakamları vermeleri yetmiyor. O yıl sosyal sorumluluk alanında ne yaptığını, çevreye nasıl hizmet ettiğini belirtmek  ihtiyacını duymaktadırlar. Ağaç tarımı yatırımcı için hem uzun vadeli planlama hem de çevreye hizmet fırsatı yaratmaktadır.” Demiştir.

Daha sonra katılımcılarla topluca ağaçlandırma sahasına gidilerek şirket ortakları anısına fidan dikimi gerçekleştirilmiş ve ardından 2006, 2007 ve 2008 yıllarında dikilmiş olan toplam 613.000 adet fidanın yer aldığı sahalar gezilmiştir. Yapılan gözlem ve incelemelerde fidan tutma başarısının %90 seviyelerinde olduğu, sahanın dikenli tel ihatası çekilerek korumaya alındığı, üretim ve yangın ulaşım yollarının bakımlı olduğu, fidanların çok uzaklardan görünür hale geldiği, 130 Cm ye kadar ulaşan fidanların bulunduğu memnuniyetle görülmüştür.

Ağaçlandırma sahsı içerisinde çeşme başında yenen piknik yemeğinden sonra şirketin Genel Müdürü Fikret KOÇAK çalışmalar hakkında bir sunum yapmış, Harita ve tablolar üzerinde şirketimize ait sahaların konumu, arazi miktarları, yapılan dikimlerin tesis tarihleri, fidan türleri ve miktarları hakkında detaylı bilgiler verirken, Yaptığı konuşmada özetle;
“Şirketimizin geleceği ile ilgili arazi temini ve teşvikler gibi konuların dışında çok önemli iki konu vardır. Birisi endüstriyel ağaçlandırmaların çok uzun vadeli yatırım olması ve yatırımcıların bu tür yatırımlara sıcak bakmaması, mevcut ortaklarımızın uzun bir süre sermaye artışına iştirak etmemesi ihtimali. İkincisi tesis ettiğimiz ormanlarda yangın riskinin yüksek olması. Bu iki konu ile ilgili olumsuzluğun en aza indirilmesi gerekmektedir. Bu düşünceden hareketle; asgari 18 – 20 yıllık yatırım süresini kısaltabilmek için, önümüzdeki bir iki yılda kısa sürede gelir elde edilebilecek badem ve ceviz ağaçlandırmalarına yer vermeliyiz. Bu maksatla içinde bulunduğumuz sahada bu yıl 5150 adet badem fidanı dikilmiştir. Bu fidanlardan 4 yıl sonra ürün alınacaktır. Ayrıca Çanakkale’de arazi hazırlığı tamamlanmış olan 1500 dönüm sahanın 300 dönümüne 9.000 adet, tahsis işlemi tamamlanmak üzere olan 700 dönüm sahaya yaklaşık 20.000 adet badem fidanı dikilmesi planlanmıştır. Böylece 18 – 20 yıllık yatırım süresi 8 yıla kadar indirilebilecektir. İkinci önemli konu, yangın riskini en aza indirebilmek için öncelikle saha içerisinde ki dere üzerinde iki adet toprak, bir adet taş bent inşa edilerek ve bir adet su kuyusu açtırılarak hem badem ağaçlarının sulanması hem de muhtemel orman yangınında kullanılabilecek su kaynakları oluşturulmuştur. Ayrıca sahanın 5 yüksek noktasına 5 er tonluk su tankları yerleştirip, su şebekesi oluşturularak her noktada yangına en kısa sürede müdahale imkânı sağlanacaktır. Böylece şirketimizin geleceği ile riskler en düşük seviyelere indirilecektir.” Demiştir.

01.06.2008

Fikret KOÇAK
Orman Yüksek Mühendisi
Genel Müdür












RÖPORTAJ: Sn. Haluk YILDIZ
TRUE Dergisi




RÖPORTAJ: Sn. Haluk YILDIZ
Door and Window Dergisi








Intermob Fuar İzlenimleri
Laminart Dergisi, Sayı: AAralık-Ocak, Sayfa 32



HABER 37 Dergisi
31.12.2007 Sayı: 13, Sayfa: 8 ve 9